19.05.2012
 
 
GÖÇMEN POLİTİKASI PDF Yazdır e-Posta

Pdf Olarak indir

TOPLUMSAL YAŞAMIN HER ALANINDA EŞİT HAK, EŞİT KONUM, EŞİT MUAMELE

 

HDF, göçmen politikasını kurulduğu günden bu yana temel çalışma alanlarından birisi olarak gördü. Genelinde göçmenlere toplumsal yaşamın her alanında eşit haklar, eşit konum, eşit muamele istemiyle kendini ifade eden Avrupa’daki Türk sosyal demokratlarının üst örgütü HDF'nin göçmen politikası, sosyal demokratların özgürlük, adalet, dayanışma, herkese insan hakları, her yerde demokrasi gibi temel ilkelerini gerçekleştirecek somut uygulama politikalarını içeriyor.

 

Almanya bir göç ülkesi. Türkiye’den Almanya’ya göçün 45. yılında güç de olsa, kelime oyunları ile ele alsalar da muhafazakar siyasi partiler bile Almanya’nın bir göç ülkesi olduğunu artık kabul ettiler. Toplumsal gerçekler onları göç gerçeğini kabul etmek zorunda bıraktı.

 

Almanya’ya göç klasik göç ülkelerinden farklılıklar gösteriyor. Son yıllarda Almanya’ya yılda yaklaşık 500.000 insan geliyor. Ama bu sayıya yakın göçmen de sürekli olarak ülkeyi terk ediyor.

 

Anayasal sığınma hakkı, ailelerin birleşme hakkı ve diğer ülkelerdeki Almanlar yoluyla sürekli yeni göçmenler bu ülkeye geliyorlar ve gelmeyi sürdürecekler. Almanya’nın önümüzdeki yıllarda da sistematik göç alacağı gerçeği konunun uzmanları ve bu alanda çalışan politikacıların üzerinde anlaştıkları konular. Almanya’nın nüfus yapısı yaşlanıyor. İş piyasaları ivedi olarak belirli niteliklere sahip yeni insanlara gereksinim duyuyor. Böylesi durumda yapılması gereken, bu gerçeklere uygun, gelen insanların haklarını güvence altına alan, göçmenlere bir gelecek perspektifi sunan ve ülke çıkarlarını gözeten düzenlemeleri yapmaktır.

 

HDF'nin toplumsal yaşamın her alanında eşit haklar, eşit konum, eşit muamele politikasının ana öğelerini,

 
  • Yasalar önünde eşitlik sağlanması; yani göçmenlerin yerlilerle eşit yasal haklara kavuşmaları ve bunların kağıt üzerine kalmaması ve uygulanması ;
  • Göçmenlerin bu ülkenin insanları olarak algılanarak devlet ve toplum tarafından eşit ve eşdeğer bireyler olarak kabul edilmesi ve bunun vurgulanması ;
  • Irkçılık ve etnik kökene dayalı ayrımcılıkla mücadele
 

oluşturuyor. Bu ilkelerin ışığında, yaşamın temel alanlarındaki sorunlarımızın çözümü için HDF’nin istemleri:

 

1. YASAL GÜVENCELER

 
  • Vatandaşlık Yasası’nda gerekli değişiklikler yapılmalı. Alman vatandaşlığına geçişte eski vatandaşlıktan çıkma koşulu kaldırılmalı ve çifte vatandaşlık hakkı tanınmalıdır.
  • Alman vatandaşlığının otomatik olarak kaybına yol açan yasa maddesi tümüyle kaldırılmalıdır.
  • Vatandaşlık dairelerinin çalışmaları hızlandırılmalıdır. İşlemleri en geç üç ay içinde sonuca ulaştırma zorunluluğu getirilmelidir.
  • Yerleşme izni almak için öngörülen Almanca bilgi düzeyi koşulu değiştirilerek, olabildiğince geniş kesimin güvenilir yasal statüye kavuşması olanaklı hale getirilmelidir.
  • Azınlıkların korunması, devletin öncelikli hedeflerinden birisi olarak anayasaya alınmalıdır.
  • Yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı, Avrupa Birliği dışından gelen göçmenlere de tanınmalıdır.
  • Aile birleşmesini engelleyen ve sınırlayan tüm düzenlemeler kaldırılmalıdır.
 

 

2. İŞ YAŞAMI

 
  • Göçmenler ve özellikle Türkler arasındaki işsizliği azaltacak şekilde özel önlemler alınmalı ve bu konuda projeler geliştirilmelidir. İşsizlik göçmenler arasında çok önemli boyutlara ulaşmış ve yaklaşık ülke ortalamasının iki katı düzeyindedir. Bu oran gençler arasında çok daha yüksektir.
  • Göçmenler için kamu işyerlerinde kota uygulamasına geçilmeli ve göçmenlerin kamu görevlerinde yer almaları özel önlemlerle özendirilmelidir. Kamu işyerlerinde yeni açılan veya boşalan işyerlerinin en az % 10‘u göçmenlere/göçmen kökenlilere ayrılmalıdır.
  • Göçmen işsizlere Almanca kursları için meslek eğitimi alabilecek düzeye ulaşmak gibi somut hedefler belirlenmeli, bu kurslar için kalite kriterleri tanımlanmalı ve kurslarda kalite kontrolü yapılmalıdır. Belirli bir kalite düzeyinin üzerine çıkmak bu kursların finansmanının önkoşulu olmalıdır.
  • İşe ve meslek eğitim yerlerine yerleştirilirken sık sık karşılaşılan aktif ve pasif ayrımcılığı engellemek için İş Ajansları içersinde bağımsız kişi ve kuruluşların da içinde yer alacağı “ayrımcılığı önleme ve çoğulculuğu teşvik büroları” kurulmalıdır.
  • Kendi işyerini kurmak isteyen göçmenler özendirilmeli ve desteklenmelidir.
 

 

3. EĞİTİM VE KÜLTÜR

 
  • Çocuk yuvaları, göçmen çocukların Almanca bilgilerini de geliştiren eğitim kurumları olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Eğitmenler bu göreve uygun olarak eğitilmelidir.
  • Tam gün yuva ve okul uygulaması, sosyal sorunlu bölgelerde hızla yaygınlaştırılmalıdır.
  • Göçmen çocukların okul bitirme başarılarının yükseltilmesi ve diploma alamadan okullarını terk edenlerin sayısının azaltılması için gerekli önlemler alınmalıdır.
  • Göçmen kökenli eğitmen ve öğretmen sayısını artırıcı çalışmalar yapılmalıdır.
  • Meslek eğitimi gören göçmen çocukların oranını artırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Göçmen çocukların yeterli meslek eğitim yeri bulabilmeleri için kota uygulaması yapılmalıdır.
  • İslam Din Bilgisi dersleri okul eğitim programlarına entegre edilmeli, Müslüman çocuklara din bilgisi dersleri en geniş kesimin onaylayacağı şekilde çözüme kavuşturulmalıdır. Bu dersler zorunlu olmamalı, dini cemaatlere bırakılmamalıdır.
  • Türkçe anadili dersleri okul programlarına alınmalıdır. Türkçe 1. 2. ve 3. yabancı dil olarak ders programlarında sunulmalıdır. Almanya’da bu konuda uzman öğretmen yetiştirilmelidir. Gerektiğinde öğretmen gereksinimi Almanya dışından karşılanmalıdır.
  • Yetişkinlere Almanca kursları yaygınlaştırılmalıdır. Almanca kursları için kalite kriterleri tanımlanmalı, kurslarda bu kriterlere uyulması kontrol edilmelidir.
  • Göçmenlerin kendi kültürlerini geliştirmeleri için verilen devlet desteği artırılmalıdır.
 

 

4. IRKÇILIKLA MÜCADELE

 
  • Irkçılık ve yabancı düşmanlığıyla mücadele kararlı bir şekilde tüm yasal, politik, toplumsal alanlarda sürdürülmeli, ırkçılığa karşı gerekli önlemler derhal alınmalıdır.
  • Aşırı sağcı kuruluşlara, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına, islamofobiye, antisemitizme karşı toplumun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi için kapsamlı ve uzun süreli bir kampanya başlatılmalı, bu alanda çalışan kuruluş ve projeler finanse edilmeli, bu akımlardan etkilenen insanların oluşturduğu kuruluşlar siyasi ve mali olarak desteklenmelidir.
  • Kin ve nefrete dayalı suçlar, ceza hukukunda daha açık tanımlanmalı, bu konuda caydırıcı cezalar getirilmelidir.
 

 

5. AYRIMCILIĞI ÖNLEME

 
  • Göçmenlerin etnik köken, dini inanç, kültürel kökenleri nedeniyle ayrımcılığa uğramalarının engellenmesi, ayrımcılık yapanların caydırıcı yasal yaptırımlarla karşılaşmaları için yürürlükteki yasalarda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Avrupa Birliği’nin bu konudaki yönetmeliği en kapsamlı bir şekilde yasaya tam anlamıyla yansıtılmalı, eksiklikler giderilmelidir.
  • Ayrımcılığı önleme alanındaki tüm yasal düzenlemeler ve ayrımcılıkla mücadele politikaları tüm ayrımcılığa uğrayan grupları içermelidir.
  • Ayrımcılığı önleme alanındaki tüm yasal düzenlemeler göçmen azınlık grupların toplumsal katılımını ve entegrasyonunu destekleyici önlemler de içermelidir.
  • Göçmen örgütlerine ayrımcılık durumunda dava açabilme hakkı tanınmalıdır.
  • Yasal düzenlemelerin yanında bir „ayrımcılığı önleme politikası“ uygulamaya konularak, başta kamu sektörü olmak üzere her alanda iş, mal ve hizmet dağıtımı konusunda ayrımcılığa maruz kalan azınlık gruplarını, kota ve buna benzer sistemler çerçevesinde daha fazla desteklemeli, özendirmeli ve güçlendirmelidir.
  • Göçmen örgütlerine ayrımcı uygulamalara karşı dava açma hakkı tanınmalıdır.
 

 

6. GÖÇMEN ÖRGÜTLERİNİN DESTEKLENMESİ

 
  • Göçmenlerin öz örgütleri desteklenmeli, göçmenlere yönelik hizmetlerin özellikle bu kuruluşlar tarafından sunulmasına özen gösterilmelidir.
Bu kuruluşların artık bu ülkenin kurumları olduğu kabul edilmeli ve buna uygun olarak davranılmalıdır.
 
Etkinlikler
Etkinlik yok
 
Top! Top!